Bahar yağmurlarının ardından bütün güzelliğiyle yaz mevsimine giriyoruz. Konya mutfağında, "yerli" sıra ,sıra sebze ve meyvelerin çıkmasıyla,bir şölen havası yaşanır. Bakla, kabak, fasulye,salatalık,domates,kıl biber,et kabağı özellikle patlıcanın pazarlarda boy göstermesi ile mutfaklarda lezzet doruğa ulaşır. Bir de bahçeniz varsa ve bu sebzeleri bahçenizden kopararak kullanırsanız elde edeceğiniz lezzet ikiye katlanır. Kim bahçeden kopardığı domates, salatalık, soğan, biber, birkaç dal maydanozla misler gibi rayihaya sahip bir salatanın tadını inkar edebilir? Ya da anında koparılarak hazırlanmış bir karışık kızartmanın veya patlıcanlı bütümetin , et kabağının lezzetine karşı durabilir?Arkasından yine bahçeden toplanmış Konya'nın dimnit üzümü veya Çumra'nın sel basan kavunu gelirse...
Kimse farkında olmasa da sadece yaz mevsiminde değil her mevsimde Konya bir mutfak cennetidir. Bu cennette yaşadığımız için şüküredelim ve bol bol Meram'a ve diğer mesire yerlerine giderek yazın tadını çıkaralım.
NEREDE NE YİYELİM
Madem ki yazdan ve Meramdan söz ettik gideceğimiz yer de yazı doya doya hissedebileceğimiz bir mekanı olsun. Aydın Çavuş tesislerinde buluşalım.
Aydın Çavuş tesisleri, Adil ve Hidayet onur kardeşler tarafından 1992 yılında açıldı. Konya'nın en güzel manzarasını veren tesis lokanta ve kafeterya bölümlerinden oluşmakta...Kafeterya bölümü ,Konya'yı yüksekten seyredebileceğiniz en güzel manzaraya sahip konumda...Restoranın arka bölümü ise yeşillikler içinde en dinlendirici atmosfere sahip.
Müessese Müdürü Hikmet İyierdem et lokantacılığında iddialıyız,diye söze başlıyor ve sadece besi olmayan erkek kuzu eti kullandıklarını ve etlerin sinirlerini aldıktan ve belirli bir süre dinlendirdikten sonra kullandıklarını belirtiyor. Her türlü ızgara, yazın fırın kebabının yanı sıra saç böreği, sacarası ,höşmerim revani ve diğer tatlılar da bulunuyor. Bu hanımlara özgü yiyecekler burada erkek ustalar tarafından hazırlanıyor... Izgaraların yanında verilen pilavın bulgur pilavı olması artı puan...Çünkü Konya bir buğday, bulgur şehridir.
En güzel şeylerden biri de kahve ikramının cezvelerle ve Koca ustaya özel hazırlattırılan mini lokumlarla yapılması...Ayrıca semaverle çay servisi de güzel bir hizmet..
Bu güzel tesise yakışmayan tek nokta lavaboların durumu...Biraz itina ve kağıt bulundurulması iyi olur. Bir de sac böreği, sacarası, höşmerim vb hanımların eline yakışan yiyecekler için hanım personel çalıştırılırsa daha iyi olur.
ADRES :
Aydın Çavuş Tavusbaba Orman İçi Aile Dinlenme Tesisleri Meram Bağları KONYA
Tel: 0-332-3252343-3250958
AYIN TARİFİ
Çoban Salatası
Bu salataya patlıcan söğürülüp kıyılarak ilave edilirse patlıcanlı domates salatası adını alır.
4 kişiden fazla
1 soğan
5 domates
1 salatalık
45 kıl biber
2 yk maydanoz ( yıkanmış,kıyılmış )
2 yk nane (yıkanmış, kıyılmış)
Üstüne:
1/4 sb zeytinyağı
1/4 sb sirke veya limon suyu
Yeterince tuz
Yapılışı:Soğanları ayıkla ,yıka,ince halka doğra. Tuz serp,35 dakika beklet, elle ovuştur, yıka, sık.
Domateslerin kabuk ve çekirdeklerini al, küçük doğra. Salatalığı soy,domateslerin büyüklüğünde doğra. Biberleri yıka ince kıy.
Salata tabağına önce soğanları,üzerine domatesleri,salatalıkları,biberleri ,nane ve maydanozu düzenle .Zeytinyağını sirke veya limon suyu ve tuzla çırp,salatanın üzerine gezdir, sofraya çıkar.
KONYA'DA YAZ YEMEKLERİ
Etiketler: aydın çavuş, çumra, eski konya, konya yemekleri, meram, mutfak kültürü
İDEALİNİ VE İDDİASINI GERÇEKLEŞTİREN BİR ADAM; AYDIN ÇAVUŞ (AYDIN AYDINÖZ)
M. SABRİ, DOĞAN
Koyunoğlu Müzesi, Müze Araştırmacısı, Konya-20041312 Yılında Bosna Hersek'in Taşlıca şehrinde dünyaya geldi. Babası toprak sahibi olduğu için ziraat tahsili için kendisini Avusturya Gratz Ziraat okuluna gönderdi. Kardeşinin de öldürüldüğü Sırp katliamı başlayınca Bosna'ya döndü. Direniş teşkilatına katıldı. Üç yıl sonra Yunan Krallığına iltica etti. Sırbistan Krallığı tarafından gıyaben idama mahkum edilmişti. Makedonya anlaşmazlığı nedeniyle Sırbistan Krallığına iade edilmedi. 1925 yılında Türkiye'ye geldi. İstanbul'da iskan yeri gösterildi. Elinde maddi imkanlarla baba mesleğini devam ettirmek için verimli toprakları olan Adana'ya gitti. Toprakları beğendi ama can güvenliğini yeterli görmedi. İstanbul'a dönmeye karar verdi. Konya'da Rumelili hemşerisini ziyaret etmek istedi. İkinci Orduda görevli bir paşayı ziyareti sırasında zamanın Konya Belediye başkanı ile tanıştı. Mübadelede park ve bahçelere bakan Kosta Bey'in görevi teklif edildi. Fakat memurluk düşünmediği gerekçesiyle kabul etmedi. Geçici bir süre için görev teklif edildi. Bu süre içinde Park ve Bahçeler için insan yetiştirecekti. Bir yıl sonra Konya'dan ayrılmak istedi. Vali o zamanın kendisine verilen yetkiyi kullanarak Konya'dan ayrılmasına izin vermedi. Ayrılma konusunda birkaç istemi de yerine getirilmedi. 1931 yılında evlendi. 12-Aralık-1969 yılında ve vefatına kadar tam 44 yıl Konya'ya hizmet etti. Vefat ettiği zaman görevi devam ediyordu. Kendi deyişiyle "her ağaç, her çiçek onun bir evlattı". "Selçuklu Pay-i Tahtına ne yapılsa azdı" Konya'yı böyle sevdi. Aydın Çavuş'un Belediyeye girişi Kazım Gürel'in belediye başkanlığı zamanına rastlar. 1923 senesi sonbaharında Konya Belediyesi emrinde çalıştırılmak üzere verilen Yunan askeri esirleri henüz memleketine dönmüşlerdi. İşte bunların içerisinde çok kıymetli ve pratik yetişmiş bahçıvanlar vardı. Mardros Usta, Vasil Usta, Kosti Çavuş gibi belediyenin yaptırdığı tek örnek mavi iş gömleğiyle şehirde dolaşırlar şehrin temizlik ve sulama işlerini yaparlardı. Lozan Barış Antlaşması'ndan sonra bunlar gidince yerlerine Belediye yerli halktan işçi aldı. Bu sıralarda İstanbul'a göçmen olarak gelmiş bulunan Aydın Çavuş da arkadaşları Muharrem Ağa, Yusuf Ağa, Hamdi Karda ile Konya'ya geldiler ve belediyeye müracaatla iş isterler. Belediyenin o zaman ki bahçeler müdürü Ziraatçı Mehmet Bey bunlara iş verir. Aydın Çavuş'un canı yürekten çalışmasına Mehmet Bey hayran olur. Hepsine de Konya'da daimi iş verilmek üzere kalmalarını teklif eder. Bunlar da kabul ederek Aydın Çavuşla Hamdi Karı Belediye bahçıvanlığına, Yusuf ile Muharrem Ağalarda vilayet odacılığına alınarak senelerce buralarda çalışırlar ve emekli olurlar. Aydın Çavuş'un Dede Bahçesi'nde çalıştığı bir gün belediye reisi Kazım Gürel'in oğlu Selçuk Es'in şahit olduğu bir olay vardır. Selçuk Es olayı şöyle anlatır; "Dede Bahçesi'nden Rahmetli annem bir çiçek beğeniyor, eve gelince bana haydi git Aydın Çavuştan gördüğüm Bey Beğendi çiçeğinin tohumu varsa biraz versin al getir dedi. Bende doğruca Dede Bahçesi'ne gittim. Aydın Çavuş'u buldum ve ona safça bir şekilde Aydın Ağabey babamın beğendiği çiçeğin tohumu varsa annem rica etti biraz vereceksiniz dedim. Aydın Çavuş evvela bir şey anlamadı ve şaşaladı sonra mırıldanır gibi cevap verdi. Bey efendi hangi çiçeği beğendi şimdi bilemeyeceğim. Akşamları buraya kontrole gelir kendisine sorarım beğendiği çiçeği ve tohumu varsa yarın gelir alır gidersin dedi. Tabii ben de bunu aynen annem rahmetliye anlatınca güldü, oğlum babanın beğendiği değil, çiçeğin adı Bey Beğendi'dir. Dedi" Konya'da 30 yıla yakın park, bahçe ve özellikle 1953 yılında Meram Tavus baba'da çıplak tepelerin ağaçlandırılması ideali ve iddiası idi. Yurt içinden ve yurt dışından bir çok uzman bu düşünceyi uygulanır bulmuyorlardı. İdealini ve iddiasını gerçekleştirmenin mutluluğunu tattı. Konya'ya hizmet etmek kendisi için vazgeçilmez bir yaşam tarzı idi. 13-12-1969 yılı Şeker Bayramı günü geçirdiği kalp kriziyle gözlerini fani dünyaya ebediyen kapadı. Aynı gün öğle namazından sonra cenazesi kaldırılarak Musalla Kabristanı'na defnedildi. Mezar Taşında; Aydın Çavuş, Belediye Baş Bahçıvanı Ruhuna Fatiha 13-12-1969 yazılıdır.
Etiketler: aydın çavuş, konya