KONYA'DA ESKİDEN KALMA GİZLİ BİR MAHZEN

M. SABRİ DOĞAN

"1942 yılında Demirci Hacı Osmanlar adında bir şahıs, o günkü At Pazarı Caddesi üzerindeki dükkanını inşa ettirmek maksadıyla 3 metre derinlikte temel açmakta iken, çalışan amelelerden biri savurduğu kazma darbesi ile birlikte oracıkta meydana çıkıveren bir boşluğa düşer. Etraftan yetişenler uzatılan bir urganla adamı dışarı çıkarıp içerisinin ne olduğunu sorarlar, adam da gördüklerini anlatır. Meraklılardan demirci ustası Mehmet Bayburt, manifatura tüccarı Niyazi Yeşil kaya içeri inerler ve burada 1.5 metre eninde, 2 metre boyunda her tarafı Horasan sıva ile sıvanmış kemerli bir yolun uzanıp gittiğini görürler. 15-20 metre gittikten sonra bakıyorlar ki içerisi çok soğuk ve ilerisinin havasız olma ihtimali karşısında mecburen geri dönerler. Açılan menfez kapatılarak inşaat yapılır. Konya kültürünün önemli şahsiyetlerinden Araştırmacı-yazar rahmetli Selçuk Es bu konu ile ilgilenir ve bazı notlar tutar. Bu gün Koyunoğlu Müzesi arşivinde bulunan bu notlarda bakın Selçuk Es'in olay hakkındaki tespitleri nasıldır ? "Birkaç ay evvel bu konu üzerinde Mehmet Bayburt ile tekrar konuştum, evvelce dediğini aynen tekrarladığı gibi buranın evvelce bir lağım yolu olması ihtimali var dedi. Nereden bildiğini sordum, zeminde bir hayli üzüm çekirdeği döküntüsü olduğunu ilave etti. Hacı şevket Yiyenlere sorduğumda lağım olduğunu pek zannetmediğini iç veya dış kalenin üçler kabristanına doğru açılan bir gizli yolu olası ihtimalini söyledi" diye Selçuk Es'in notları devam eder. Ayrıca bu konuda bir de anı anlatır ve şöyle devam eder "…Halen 84 yaşında bulunan ihtiyar bir teyze ile üç gün evvel bir mecliste otururken söz bu konuya gelince kadıncağız bize şunu söyledi: -Ben de bilmiyorum fakat ninelerimden duyardım. Konya'da giriş kapısı At Pazarı civarında başlayıp, Aslanlı Kışla civarında son bulan eskiden kalma gizli bir yol olduğunu söylerlerdi. Artık burasının neresi olduğunu bilemem dedi", Selçuk Es ayrıca burası ne olabileceği hakkında da bazı yorumlarda bulunur ve devam eder; "Bulunan bu koridorun iç veya dış kalenin kışla cihetine gizli bir yolun olması ihtimali göz önünde bulundurularak açtırılması ve burayı bir kanalizasyon olarak kullanmak ihtimali olacağı gibi; kanalizasyona elverişli değilse sivil savunma için sığınak olarak muhafazası gerekmektedir" der ve devam eder "1868 miladi tarihinde vuku bulan meşhur çarşı yangınından sonra zamanın belediye reisi ve ilk 1293 Meclisi Mebus anın Konya Mebusu Hacı Fasıh ( Mümtazkoru'nun dedesi) efendi tarafından kale duvarı bakiyesi taşları ile çarşı ve hükümet meydanından başlamak üzere; Aziziye Camisinin önünü takiben Türbe Meydanına getirilmiş olan kanalizasyon, buradan bugünkü Kızılay binasının önünden geçerek halen mevcut bulunan hacı Fasıh evinin altından-halen Saadet Ekmek Fabrikası karşısındaki büyük ev- celal sokağı başına çıkar buraya kadar olan kanal 1 metre genişlikte ve kemer ortasından tabana kadar olan yükseklik 1.5 metre kadar olup, bu yükseklikte maalesef kum, çamur ve sair ile iyice dolduğundan ancak 30-40 cm bir irtifa kalmıştır. Celal sokağından kışla caddesi ağzına kadar olan kısım oldukça bir araba geceçek kadar geniş olup, buralarda tıkanıklığa hiç tesadüf edilmemektedir"Burasının ne olabileceği konusunda yerel basında çok değişik görüşler ortaya çıkar. Bazı kimseler buranın kaleyle bağlantısı olan gizli bir yol, bazılarının ise Osmanlı devrinde yapılmış ilk kanalizasyon şebekesi olduğuna dair söylentiler vardır. Selçuk Es'in bu konudaki notlarını ilk okuduğum zaman bu mahzenin İslam öncesi dönemlere ait bir sarnıç olabileceği düşüncesi bende hakim olmuştur. Çünkü Konya Bizans döneminde İslam akınlarına karşı kurulan Anadolu Ordusunun merkeziydi ve bu devirlerde dahi gelişmiş bir su iletim ve su boşaltım sistemine sahipti. Bu görüşümüzü değiştiren 1952 senesine ait, Yeni Konya gazetesinde Şahap Akalın adlı bir araştırmacının "Konya Valisi Ahmet Tevfik Paşa" isimli yazısını oldu. Bu yazıda anlatılan bir tarihi vesikada Konya Vilayet Konağı'nın yenilenmesi ve gerekli lüzumlu evrakların korunabilmesi için bir mahzen yapılması konusunda padişahtan izin istenmektedir. Bu yazı şöyledir; "Yine bu sene recebinde vali ve diğer zevatın imzaları tahtında dahiliye nezaretine arz edilen bir mazbata ile Hükümet Konağının tamiri ile bir mahzenin inşası istenmekte idi. Bu vesikadan öğrendiğimize göre Hükümet konağının dört tarafı alelade duvarlarla çevrili olması, binanın çürük ve yangın tehlikesine maruz bulunması gibi sebepler yüzünden lüzumlu evrak defter ve meblağların hıfzı mümkün olamayacağı için kagir bir mahzenin yapılması iktiza etmekte idi. Tevfik Paşa mahzenin inşasına dair asabı mücibeyi izah ettikten sonra Konya baş mühendisi binbaşı Ahmet Efendi vasıtasıyla 52,270 kuruşa keşfini yaptıracağını, musattah bir krokisinin dahi gönderdiğini ve inşaatında lazım olacak taşların eski kaleden temin edileceğini zikretmektedir. Kısa bir zamanda bab-ı Ali^'de bir irade çıkarttırarak binanın inşasına karar vermiş ve mühendis Ahmet efendiyi bu işe memur etmiştir. Üç-beş cümle ile hülasa ediverdiğimiz bu vesikanın mealinden anlaşıldığına göre kaledeki taşların bir kısmı o zaman bina inşaatında kullanılmak üzere sarf edilmiş bulunmaktadır"1868 miladi tarihinde tüm çarşıyı hükümet konağı ile Aziziye ve Kapı Camileri ile birlikte yakıp, yıkan o büyük yangının ertesinde, zamanın Konya valisi Tevfik Paşa zamanında şehirde bir imar komisyonu kurulmuştur. Vilayet Nafia müdürü gayri Müslim bir mühendis olup, ona çarşının planı ızgara planında-Hipodomos planı- çizimleri yaptırılarak, yangından iki sene sonra tamamen ve yeni baştan yaptırılmıştır. Yapılan iş o kadar başarılı olmuştur ki, günümüzün bazı araştırmacıları ızgara planına bakarak çarşı planının İslam Öncesi devirlerden kalma olduğunu dahi iddia etmişlerdir. Yangından sonra iki yıl içerisinde muhtemelen kısmi bir tamirle hala kullanılmakta olan hükümet Konağı ile birlikte gerekli evrakın korunabileceği bir mahzenin de yapımı bitirilmiştir. Bu mahzenin Aslanlı Kışlaya kadar uzanmakta olduğu iddiaları, bu mahzenin 1868 yılından sonra yapıldığı konusundaki tespitleri güçlendirmektedir Çünkü Aslanlı Kışlanın da inşası 1803-1805 yıllarında Konya'da valilik yapan Kadı Abdurrahman Paşa zamanında yaptırılmış olup, 1820-1821 yıllarında valilik yapan Kuvvet Hüseyin Paşa zamanında tamir edilmiştir. Aynı şekilde başarılı bir çalışmayla eski kale taşları kullanılarak 1881-1883 yıllarında Konya'da valilik yapan Müşir Mehmet Sait Paşa zamanında hükümet binasını yaptırılmıştır. .

Hiç yorum yok: